ANKA





ANTALYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ADINA

İMTİYAZ SAHİBİ Hüseyin ER İl Mil i Eğitim Müdürü Genel Yayın Yönetmeni Mehmet GÜRCAN İl Mil i Eğitim Müdür Yardımcısı Anka Ekibi Meltem AYDOĞMUŞ Özhan GÜVEN Ayhan ÖZKAN Bengü ŞEN Murat KOYUN “24 Kasım’da 24 Yaprak Öğretmen”

ANTALYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ADINA

Tarih 28 Temmuz 2021

Son yılların en büyük yangını, Antalya’yı yeşilinden tüm ülkeyi yüreğinden yakıyordu. ………. En amansız anlarda olduğu gibi mutlaka güçlenmeyi biliyordu bu millet. Öyle de oldu. Bir olmanın gücüyle galip geldik. … is yüklü karanlıktı gökyüzü. Bir ışık gerek, dediler. Bin ışık yaktı öğretmenler. Bu hikâye, mücadelenin nice görünmez kahramanlarından olan öğretmenlerin inançla umudu nasıl yaydıklarını anlatıyor. Aramızdaki kahraman öğretmenlerimize…

Tarih 28 Temmuz 2021


ANTALYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ

Eğitim-öğretim; hayata yeşil yapraklar, renkli çiçekler büyütmek isteyen; sahip olduğu meziyetleri kendi renginde yaşamayı dileyen fidanların uçsuz bucaksız toprağıdır. Bu toprağa düşen her tohum, bizim için kıymetlidir, eşsizdir. Tıpkı toprağın nefes veren, şefkatle her canlıya kucak açan ormanların envai çeşit ağaçları gibi… 28 Temmuz’da Manavgat’ta başlayarak Gündoğmuş, Alanya, Akseki… ilçelerinde çıkan orman yangınıyla canımız yandı. Yeşili göz kamaştıran Toroslar ’da alev alev bir çaresizlik vardı. Bir anda rüzgârın etkisiyle dağılan yangın, kızıla boyadı zümrüt ağaçları ve dumanla kapladı masmavi semayı. Gerekli müdahale gecikmeden yapılsa da ateş bu sefer düştüğü yerden öteleri yaktı. Devletimizin imkanları, itfaiye ekipleri, askerimiz, polisimiz, Afad ekipleri, destek olabilecek tüm kurum ve kuruluşlarımız en kısa zamanda, üstün bir gayretle çalıştılar. Ateşe su oldular, umuda nefes verdiler. Gönlümüzün er meydanında kahraman oldular. O halde görünmeyen, üzerinde hangi kurumda çalıştığına dair bir işaret olmayan ama her yerde el veren, ses veren, omuz veren, yürekten güç veren görünmeyen kahramanlarımız. ? Yani öğretmenlerimiz. Antalya İl Mil i Eğitim Müdürü ve Antalyalı bir öğretmen olarak, dahil olduğum Antalya eğitim camiamızla ne kadar gurur duysam azdır. Yangın yeri incelemelerimizde adım attığımız her yerde, gönüllü ve koordineli olarak görev alan öğretmenlerimizle karşılaştık. Her biri kendi gücü, bilgisi ve özverisi kadar yer almıştı çalışmalarda. Kimi koordinasyon merkezinde kimi pansiyonlarda; kimi yiyecek dağıtımında kimi öğrencilerin duygusal rehberliğinde; kimi evinde yaptığı yemeğin paylaşımında kimi hasarlı bölgelerin, yaralı yüreklerin toparlanmasında görev almıştı. Yani öğretmen herkeste olduğu kadar her yerdeydi. Bu yangın yüreklerimizde derin izler bırakırken önemli deneyimler de biriktirdi. Devletimizin güçlü desteğinin yanında başta canla başla çalışan itfaiye erlerimize, güvenlik güçlerimize ve alevlerin karşısında duran her kuruma, herkese Antalya’mız adına teşekkür ediyorum. Fidanı çocuklara eşitleyen, yeşil bir yaprağın gölgesini öğrencisinin gülüşünde seyreden ve gönüllü çalışmalarıyla geleceğimizi ağaç ve çocukla el ele büyüten ÖĞRETMENLERİME şükranlarımı sunuyorum. Anka misali küllerinden yükselen, yarınlara umut yetiştiren ÖĞRETMENLERİMİZLE daha bilinçli daha dikkatli ve daha yeşil yarınlara… Sayfa Hüseyin ER Öğretmen 1

ANTALYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ

DAYANIŞMA ZAMANI

………… Gözümüzün önünde öğrencilerimizin ve köy halkının evlerini alevler sarmıştı. Orman, ormanın içindeki canlılar, her şey yanıyordu. Bir anda ortalığı ağır bir is kokusu sardı, göz gözü görmüyordu. Yangın uçakları bir peşi sıra alevlerin üzerine sularını bırakıyordu ama nafile. Rüzgâr o kadar şiddetliydi ki, helikopterler yetişemiyordu. İtfaiye, ambulans, askeri araçların siren sesleri kulağıma dolmuştu ve hepsi yangın yerine gidiyordu. Boş durmamam lazımdı. Öğretmen arkadaşlarımız ile organize olup Manavgat Anadolu Lisesinin Pansiyonunda görev aldık. Diğer gönüllü öğretmenlerimiz de yardıma geldi. İtfaiye ekiplerimizi rahat ettirmek için canla başla çalıştık. Çok bitkin halde geliyorlardı. Mutfak 24 saat açıktı. Gelen ekiplere biraz olsun nefes aldırmaya çalışıyorduk. Bizler de gece gündüz demeden çalışan itfaiyecilerimizle birlikte günlerce uykusuz kaldık. Üstelik şikâyet nedir bilmeden. Gönüllüydük. Çünkü zaman, birlik olma zamanıydı. Sayfa Erdem SAKARYA Öğretmen 2

DAYANIŞMA ZAMANI

Sayfa

3

Sayfa

SADECE

ORMAN MI? 28 Temmuz günü yangın haberini aldığımda önce büyük bir şok yaşadım. Daha sonra ulaşabildiğim kişilerden yangınla ilgili son durumu öğrenmeye çalıştım. 29 Temmuz sabahı ise gözümü öyle bir güne açtım ki kıyamete uyanmış gibiydik. İlk koordinasyon merkezi olarak İlçe Mil i Eğitim ve Halk Eğitim Merkezi bahçesi belirlenmişti. Yardıma ihtiyaç olduğunu duyan tüm öğretmenlerle orada buluştuk. İzci ekipleri ve AFAD ekipleri sahaya yeni intikal ediyorlardı. Köylerin güzergâhlarını en iyi öğretmenler bildiği için gelen izcileri ve AFAD ekiplerini alıp görev yaptığımız ve bildiğimiz köylere, yanımıza su ve yiyecek alarak kendi araçlarımızla taşımaya başladık. Aracımla izcileri ve gıda malzemelerini alıp Dikmen Köyüne doğru hareket ettim. Oraya vardığımızda yangın çoktan köye yayılmıştı. Yangın söndürme ekiplerine malzemeleri dağıtıp öğretmenlik doğamız gereği kontrol etmek için okula doğru koştuk. Okulun etrafını alevlerin sardığını gördüğümde gözyaşlarıma hâkim olamadım. Bir süre okulun etrafına ve köye baktıktan sonra, yangının rüzgâr etkisiyle etrafımızı sarmaya başladığını fark ettik. Yol güzergâhı yangın nedeniyle kapanmak üzereydi. Orada alevler arasında kalmamak için hızla aracımıza bindik ama yangın her yeri sarmıştı. Duman yüzünden göz gözü görmez haldeki yoldan dakika farkı ile çıkıp koordinasyon merkezine döndük. Dikmen Köyünde evlerin, ormanların yanışını gözümle görmek, beni derinden etkilemişti. Her an her saniye “Ne yapabilirim?” diye düşünerek yangın bölgelerine aracımla iki gün malzeme götürdüm. İkinci günün gecesi şube müdürümüz arayarak Gençlik Merkezi malzeme deposunda yardıma ihtiyaç olduğunu söyledi. Hiç düşünmeden yardım edebileceğimi belirttim. Sabah 07.00’de depoya gittim. Diğer öğretmen arkadaşlarımla birlikte depodaki tüm malzemelerin teslim alınıp vatandaşa ulaştırılmasında görev aldık. Bir hafta boyunca eve hiç gitmeden, neredeyse uyumadan görev yaptıktan sonra başka gönüllü arkadaşlar da aramıza katıldı. Depodaki çalışma süremde anladım ki, kahramanlar sadece cephede değil, toplumun ihtiyaç duyduğu her yerde. Öğretmenler de orada yaptıkları hizmetlerle gerçek bir kahramanlık gösterdiler. Koordinasyon merkezinde hem depoda hem santralde hem bahçede… Neredeyse tüm görevleri öğretmenler üstlenmişti. İşte o zaman bu camianın bir parçası olmaktan bir kez gurur duydum. Aralıksız yirmi beş gün boyunca depoda ve yangın bölgesinde görev yaptım. Depodaki görevim sırasında yaşadığım bir olay beni çok etkiledi: Depoya otuz yaşlarında bir vatandaş geldi. Beyefendi, ağlayarak evinin, dükkânının yandığını söylüyordu. Depodaki yoğun kalabalığa rağmen herkes gibi kendisiyle birebir ilgilenerek tüm ihtiyaçlarını karşıladık. Giderken gözünde yaşlarla şunları söyledi: “Ben bu zor günümüzde bu birlik beraberliği ve özveriyi gördüğüm ve benimle, ihtiyacı olan herkesle bu kadar ilgilenildiği için artık ölsem de gam yemem. Bu memleketin başına ne gelirse gelsin yıkılmayız, üstesinden geliriz Allah’ın izniyle”. Sonra ağlayarak depodan ayrıldı. O an hepimiz çok duygulandık. Afetzedenin gözünden yaptığımız işin ne anlama geldiğini anladım. Ve bir kez daha iyi ki öğretmenim, dedim. Sayfa Necmettin GEZGÖR Öğretmen 4

SADECE

…………….

Beni en çok etkileyen durumlardan biri de, Psikososyal Destek Ekibinde yer aldığım beş günlük görevdi. Yangın bitmişti. Ailelerin, çocukların psikolojik açıdan nasıl etkilendiklerini görmek, yardıma ihtiyaçları olup olmadığını tespit etmek amacıyla beş gün boyunca Demirciler, Değirmenli, Taşağıl, Sırtköy ve Sevinç köylerine gittik. Çocuklarımızın kimisi yemeden içmeden kesilmiş, kimisinde uyku problemleri başlamıştı. Pencere kenarında uyumaktan korkan çocuklarımız bile vardı. Soğukkanlı bir şekilde kedilerinin, köpeklerinin nasıl yandığını anlatmaları karşısında, çocuklara nasıl tepki vereceğimizi bilemediğimiz, donup kaldığımız zamanlar da oldu. YANGIN SONRASI ÇOCUKLARIMIZ Antalya’mızda etkileri yıllarca sürecek bir yangın felaketi yaşadık. Elimizden geldikçe önce çocuklarımızın korkularının yerine umutlarını ve sonra ormanlarımızda fidanlarımızı yeşertmek için hep birlikte çalışacağız. Sayfa H. İlker ÇELİK Öğretmen 5

…………….



Flipbook Gallery

Magazines Gallery

Catalogs Gallery

Reports Gallery

Flyers Gallery

Portfolios Gallery

Art Gallery

Home


Fleepit Digital © 2021